Psikolog Dr. Saadet Elevli: Her Şeye Yetişen Kendine Neden Geç Kalan Kadın
Psikolog Dr. Saadet Elevli: Her Şeye Yetişen Kendine Neden Geç Kalan Kadın
Psikolog Dr. Saadet Elevli: Her Şeye Yetişen Kendine Neden Geç Kalan Kadın
Modern kadının başarı hikâyesinin gölgesinde kalan yorgunluk…
Bir zamanlar kadınlara bir kapı gösterildi. Kapının üzerinde büyük harflerle şu yazıyordu: “Çocuk da yaparsın, kariyer de…”
Bu cümle, yıllarca kendisine sınırlar çizilmiş kadın için özgürlüğün ilanı gibiydi. Artık yalnızca bir evin içinde değil, hayatın her alanında var olabilirdi. Anne olabilir, yönetici olabilir, üretebilir, kazanabilir, yükselebilir ve hayallerinin peşinden gidebilirdi. Üstelik bunların hepsini aynı anda başarabilirdi.
Kadının önüne açılan geniş bir ufuk, aşılmayı bekleyen sınırlar, keşfedilmeyi bekleyen bir güç…
Fakat her parlak vaadin bir de gölgesi vardır. Zamanla o cümlenin sonuna görünmez bir ek yapıldı: “Hepsini yapabilirsin; öyleyse hepsini yapmalısın.”
İşte hikâye tam da burada değişti.
Kadın, özgürlüğün anahtarını eline aldığını düşünürken birden kendisini bitmeyen bir yeterlilik sınavının içinde buldu. Artık mesele yalnızca kendi hayatını kurmak değildi; her alanda başarılı olduğunu kanıtlamaktı.
İyi bir anne olmalıydı. Kariyerinde yükselmeli, evini düzenlemeli, ilişkilerini beslemeli, kendine bakmalı, sosyal hayatını sürdürmeli ve bütün bunları yaparken gülümsemeyi de unutmamalıydı. Yorulabilirdi ama bunu çok belli etmemeliydi. Yardım isteyebilirdi ama mümkünse kendi başına halletmeliydi.
Çünkü modern kadının omuzlarına yalnızca sorumluluklar değil, kusursuzluk beklentisi de yüklenmişti.
Kadın, hayatını yaşamaktan çok, hayatı ne kadar iyi yönettiğini kanıtlamaya başladı.
Belki de bu yüzden bazı kadınlar, başarıya ulaştıklarında bile içlerinde bir türlü dinmeyen bir eksiklik hissediyorlar. Bir hedef tamamlanıyor, ardından yenisi beliriyor. Bir iş bitiyor, yapılacaklar listesi yeniden uzuyor. Çocuk uyuyor, evin işleri bekliyor. İş yerindeki sorumluluklar tamamlanıyor, bu kez başka alanlardaki eksiklikler kendini hatırlatıyor.
Kadın koşuyor. Bazen gerçekten istediği için, bazen de durduğunda kendisiyle yüzleşmek zorunda kalmamak için…
Çünkü durmak, kimi zaman yıllardır bastırılmış bir soruyu duyulur hâle getiriyor: “Bütün bunları yapamazsam ben kimim?”
Belki de modern kadının tükenmişliğinin bir kısmı, yalnızca çok fazla iş yapmasından değil, yaptığı her işi kendi değerinin ölçüsüne dönüştürmesinden kaynaklanıyor. Başarı, bir zamanlar hayallerine açılan bir yolken zamanla yetersizlik duygusuna karşı taşıdığı bir kalkana dönüşebiliyor.
Her şeyi yapabildiğinde kendisini yeterli hissediyor; bir şeye yetişemediğinde ise bütün başarılarını unutup yalnızca eksik kalan yere bakıyor.
Tıpkı kusursuz bir bahçe yetiştirmek için durmadan toprağı kazan, dalları budayan, çiçekleri sulayan ama bir türlü gölgesinde oturup dinlenemeyen bir bahçıvan gibi…
Bahçe büyüyor, çiçekler açıyor, herkes hayranlıkla seyrediyor. Bir tek bahçıvanın yüzündeki yorgunluğu kimse görmüyor.
Peki, kadın gerçekten özgürleşti mi, yoksa yalnızca taşıdığı yüklerin sayısı mı arttı?
Elbette kadınların eğitimde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda ve kendi geleceklerini belirleme konusunda elde ettikleri kazanımları küçümseyemeyiz. Sorun, kadının anne olması ya da kariyer yapması değil; bunların hepsini aynı anda, aynı kusursuzlukla ve çoğu zaman sınırlı destekle yürütmek zorunda hissetmesidir.
Üstelik bu yükün tamamını bireysel tercihlere bağlamak da haksızlık olur. Ev içindeki emeğin paylaşımı, bakım sorumlulukları, iş hayatının beklentileri ve toplumsal cinsiyet kalıpları, kadının omuzlarındaki ağırlığı artırabilir. Kadına hem her şeyi yapabileceğini söyleyip hem de her şey yolunda gitmediğinde sorumluluğu tek başına yüklemek, özgürlük değil, yeni bir baskı biçimidir.
Belki de artık başarı hikâyemizi yeniden yazmanın zamanı gelmiştir.
Bu yeni hikâyede kadın, her şeyi yapabildiği için değil, kendi hayatına bilinçli seçimlerle yön verebildiği için güçlüdür. Her yükü taşıdığı için değil, hangi yükün kendisine ait olduğunu ayırt edebildiği için özgürdür. Bazen çalışmayı, bazen dinlenmeyi; bazen mücadele etmeyi, bazen de vazgeçmeyi seçebilir.
Bir günün sonunda bütün işlerini bitirememiş olabilir. Bir toplantıda istediği kadar başarılı olamamış, çocuğuna ayırmayı planladığı zamanı ayıramamış ya da yalnızca kendisiyle baş başa kalmak istemiş olabilir.
Bunların hiçbiri onun değerinden bir şey eksiltmez.
Çünkü insan, tamamladığı işlerin toplamından ibaret değildir.
Belki de kadınların artık kendilerine yeni bir başarı ölçüsü belirlemeleri gerekiyor: Daha fazla iş yapmak değil, yaptıkları işlerin arasında kendilerine de bir yaşam alanı açabilmek…
Her şeye yetişmek yerine neye yetişmek istediklerini sormak. Herkesi memnun etmek yerine kendi ihtiyaçlarını da duymak. Güçlü görünmek uğruna yorgunluklarını saklamamak. Gerektiğinde destek istemek ve her fırsatı değerlendirmek zorunda olmadıklarını kabul etmek…
Çünkü bazı kapılar, içeri girmek için değil, önünde durup gerçekten isteyip istemediğimizi düşünmek için vardır.
Belki de modern kadının ihtiyacı, bir kez daha her şeyi başarabileceğinin söylenmesi değildir. Zaten ne kadar çok şey başarabileceğini yıllardır kanıtlamaya çalışıyor.
İhtiyacı olan, başarmadığında da değerli olduğunu hissedebileceği bir dünyadır.
Ve belki de asıl devrim, kadının bütün rollerini kusursuzca taşıması değil, kendi hayatında kendisine de bir yer ayırabilmesidir.
Öyleyse gelin, şu soruyu birlikte düşünelim:
Her şeye yetişmek için koşarken, kendimize ne zaman yetişeceğiz?


Benzer Haberler
Psikolog Dr. Saadet Elevli: Her Şeye Yetişen Kendine Neden Geç Kalan Kadın
Kaş'ta PTT'nin 186. kuruluş yıl dönümü kutlandı
Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Hüseyin BAYRAMER,Kaş İlçe Millî Eğitim Müdürü Arif AYDENİZ’i makamında ziyaret etti.
Psikolog Dr. Saadet Elevli : Bazı insanlar hayatı boyunca görünmez bir tartının üzerinde yaşar.
Kaş Devlet Hastanesinde Emzirme Haftası Kapsamında Farkındalık Standı Kuruldu!
Psikolog Dr. Saadet Elevli BİR YERDE DURMAK DA HAYATTIR.
Kaş Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ömer Erkam Arslan ve Ak Parti Kaş İlçe Başkanı Okay Bilgin İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan’ı makamında ziyaret etti.
Kaş Devlet Hastanesinde Adli Rapor Düzenleme Süreçlerine Yönelik Eğitim Gerçekleştirildi!