KAŞ’I KORUMAK, KAŞ’TA HAYATI DURDURMAK DEĞİLDİR...
KAŞ’I KORUMAK, KAŞ’TA HAYATI DURDURMAK DEĞİLDİR...
ARKEOLOJİK SİT KARARI, HALKLA BİRLİKTE YENİDEN ELE ALINMALIDIR
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22 Haziran 2026 tarihli ve 22144 sayılı kararıyla Kaş ve Demre ilçelerinin muhtelif kesimlerinde bulunan geniş arkeolojik alanlar üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.
Kaş’ın Likya medeniyetinin en kıymetli coğrafyalarından biri olduğu tartışılmaz bir hakîkattir.
Bu toprakların altında yalnızca taş duvarlar, mezarlar, yollar ve eski yerleşim izleri bulunmamaktadır.
Burada binlerce yıllık bir hayatın hâfızası yatmaktadır.
Antik yollar, sarnıçlar, kuyular, kaya mezarları, tarım terasları, zeytinlikler, köy yerleşimleri, kıyı limanları ve dağ geçitleri birbirinden kopuk kalıntılar değildir.
Bunların tamamı, Kaş’ın büyük medeniyet bütününün parçalarıdır.
Bu sebeple Kaş’ın arkeolojik değerlerinin korunmasına karşı çıkmak mümkün değildir.
Fakat korumak ile hayatı durdurmak aynı şey değildir.
Bir kültürel mîrâs alanını korumak; o topraklarda yaşayan insanları kendi yurtlarında misafir hâline getirmek, çiftçinin toprağına ulaşmasını zorlaştırmak, köylünün evini onaramamasına yol açmak, patlayan su borusunun günlerce tamir edilememesine sebep olmak değildir.
Gerçek koruma, geçmiş ile bugünün birlikte yaşamasını sağlamaktır.
KARARIN KAPSAMI AÇIKÇA ORTAYA KONULMALIDIR
Öncelikle 22144 sayılı kararın hangi mahallelerin hangi mevkilerini, hangi adaları ve hangi parselleri kapsadığı kamuoyuna açık biçimde gösterilmelidir.
“Kaş’ın tamamı sit alanı oldu” veya “sayılan mahallelerin tamamı koruma altına alındı” gibi ifadeler, karar eki haritalar görülmeden kesin hüküm olarak kullanılmamalıdır.
Çünkü bir mahallenin sınırları içerisinde arkeolojik alan bulunmasıyla, mahallenin bütün idarî sınırlarının sit alanı ilân edilmesi aynı şey değildir.
Her vatandaş, kendi evinin, tarlasının, bahçesinin, serasının ve iş yerinin hangi koruma sınırında kaldığını açıkça görebilmelidir.
Bunun için bütün karar haritaları, koordinatlar, ada ve parsel bilgileri Kaş Belediyesinin internet sitesinde yayımlanmalıdır.
Ayrıca her mahallede muhtarlıklar aracılığıyla basılı haritalar halka sunulmalıdır.
Belirsizliğin olduğu yerde korku, söylenti ve güvensizlik büyür.
Şeffaflığın olduğu yerde ise halk kendi mîrâsına daha güçlü biçimde sâhip çıkar.
ÜÇÜNCÜ DERECE SİT, MUTLAK YASAK DEMEK DEĞİLDİR
Üçüncü derece arkeolojik sit alanları, birinci derece sit alanları gibi bütünüyle yapılaşmaya kapalı alanlar değildir.
Bu alanlarda koruma-kullanma dengesi gözetilerek yeni düzenlemeler yapılabilir.
Ancak yapılacak işlemlerin arkeolojik varlıklara zarar vermemesi için bilimsel inceleme, müze denetimi, gerektiğinde sondaj ve Koruma Kurulu kararı aranabilir.
Dolayısıyla “bir çivi dahi çakılamaz” sözü hukukî durumu tam olarak anlatmamaktadır.
Bununla birlikte kararın çok geniş alanlara, yeterli hazırlık yapılmadan uygulanması hâlinde gündelik hayatın ağır bir bürokrasi altında kalması mümkündür.
Asıl mesele de burada başlamaktadır.
Koruma Kurulları yalnızca yasak koyan kurumlar olarak görülmemelidir.
Kurulların görevi; neyin, neden, hangi yöntemle korunacağını belirlemek ve hayatın devam edebilmesi için uygulanabilir çözümler üretmektir.
KORUMA KARARI HALKA RAĞMEN DEĞİL, HALKLA BİRLİKTE ALINMALIDIR
Bir bölgede yaşayan insanları sürecin dışında bırakarak alınan en doğru karar dahi zamanla toplumsal karşılık bulamaz.
Halkın anlamadığı, sınırlarını göremediği ve sonuçlarını öngöremediği bir koruma kararı, kültürel mîrâsı sevdirmez; kültürel mîrâsı korkulan bir yük hâline getirir.
Oysa Kaş köylüsü, çiftçisi, balıkçısı, ustası ve esnafı bu mîrâsın düşmanı değildir.
Tam tersine, bu coğrafyayı bugüne kadar taşıyan asıl unsur, burada yaşayan insanlardır.
Taş evleri yapan ustalar…
Sarnıçları temizleyen köylüler…
Zeytinlikleri koruyan çiftçiler…
Dağ yollarını açık tutan çobanlar…
Kıyı kültürünü yaşatan balıkçılar…
Asırlık tohumları bugüne taşıyan kadınlar…
Bunların tamamı Kaş’ın yaşayan kültürel mîrâsının taşıyıcılarıdır.
Bu insanlar karar mekanizmasının dışında bırakılamaz.
KAŞ YAŞAYAN KÜLTÜREL MÎRÂS KORUMA VE DİRİLİŞ PROGRAMI
22144 sayılı karar yalnızca bir yasaklama dosyası olarak görülmemelidir.
Bu karar, Kaş’ın tamamını bir yaşayan kültürel mîrâs coğrafyası olarak yeniden ele almak için büyük bir başlangıca dönüştürülmelidir.
Bunun için “Kaş Yaşayan Kültürel Mîrâs Koruma ve Diriliş Programı” hazırlanmalıdır.
Programın merkezinde yalnızca arkeolojik kalıntılar değil; köyler, insanlar, üretim biçimleri, tarım alanları, su kaynakları, yollar, taş yapılar, zanaatlar ve tabiat bulunmalıdır.
1. Parsel Esaslı Kültürel Mîrâs Haritası
Kaş’ın bütün arkeolojik, tarihî, kırsal, tabiî ve yaşayan kültürel mîrâs değerleri tek bir sayısal haritada birleştirilmelidir.
Her parsel için;
arkeolojik risk durumu,
sit derecesi,
mevcut yapı durumu,
tarımsal kullanım,
su yolları,
sarnıçlar,
eski patikalar,
taş duvarlar,
mezarlıklar,
zeytinlikler
ve köy dokusu ayrı ayrı gösterilmelidir.
Böylece aynı mahallede bulunan her araziye aynı hükmün uygulanmasının önüne geçilmelidir.
2. Alanlar Hassâsiyetine Göre Ayrılmalıdır
Arkeolojik kalıntıların yoğun bulunduğu alanlarla, günümüzde yerleşimin ve tarımın devam ettiği bölgeler aynı şekilde yönetilmemelidir.
Birinci derece korunması gereken çekirdek alanlar kesin biçimde korunmalıdır.
Arkeolojik ihtimâlin bulunduğu alanlarda kontrollü kullanım uygulanmalıdır.
Mevcut köy yerleşimleri için kırsal koruma planları hazırlanmalıdır.
Tarım alanlarında geleneksel üretimin devamı güvence altına alınmalıdır.
Böylece koruma, geniş ve belirsiz bir yasaklama olmaktan çıkar; bilimsel ve anlaşılır bir nizâma dönüşür.
3. Acil Altyapı Müdahale Nizâmı Kurulmalıdır
Patlayan su borusu, kanalizasyon arızası, yangın, elektrik kesintisi, yol çökmesi ve tabiî afet gibi durumlar için özel bir acil müdahale usûlü hazırlanmalıdır.
ASAT, belediye, müze müdürlüğü ve Koruma Kurulu arasında önceden belirlenmiş bir haberleşme ve müdahale protokolü bulunmalıdır.
Acil hâllerde vatandaşın veya kurumların günlerce izin beklemesi kabul edilemez.
Mîrâs korunurken halkın sağlığı, güvenliği ve temel ihtiyaçları da korunmalıdır.
4. Kaş’ta Sürekli Bir Koruma Bürosu Açılmalıdır
Her işlem için Antalya’ya dosya gönderilmesi, hem vatandaşı hem de kamu kurumlarını zorlayacaktır.
Kaş’ta arkeolog, mimar, şehir plancısı, sanat târihçisi, harita mühendisi ve hukukçuların görev yaptığı sürekli bir “Kültürel Mîrâs Koruma ve Uygulama Bürosu” kurulmalıdır.
Vatandaş başvurusunu tek noktadan yapabilmeli; hangi belgeyi hazırlayacağını, hangi müdahalenin serbest olduğunu ve hangi işlemin kurul izni gerektirdiğini burada öğrenebilmelidir.
Devlet vatandaşa yalnızca yasak bildirmemeli; yol da göstermelidir.
5. Köyler Açık Hava Müzesi Değil, Yaşayan Mîrâs Köyleri Olmalıdır
Bezirgân, İslâmlar, Sarıbelen, Gökçeören, Çukurbağ, Bayındır, Gelemiş, Kınık, Yeşilköy ve diğer Kaş köyleri yalnızca haritadaki koruma alanları değildir.
Her köyün kendine mahsus bir üretim, mimarî, sözlü târih, mutfak, tarım ve tabiat hâfızası vardır.
Bu köyler, insanlarından arındırılmış açık hava müzelerine dönüştürülmemelidir.
Köyde hayat devam etmeli;
taş ustalığı,
ahşap işçiliği,
zeytincilik,
arıcılık,
hayvancılık,
yerel tohumlar,
dokumacılık,
mutfak kültürü
ve geleneksel su kullanımı yaşatılmalıdır.
Koruma kararı köyü fakirleştiren değil, köylünün emeğine değer kazandıran bir programa dönüşmelidir.
6. Halkın Mağduriyeti Karşılıksız Bırakılmamalıdır
Koruma sebebiyle mülkiyet hakkı veya kullanım imkânı ağır biçimde sınırlandırılan vatandaş yalnız bırakılmamalıdır.
Restorasyon yardımları,
ücretsiz proje desteği,
vergi ve harç kolaylıkları,
tarımsal destekler,
onarım hibeleri,
hak aktarımı ve gerektiğinde kamulaştırma
gibi araçlar birlikte değerlendirilmelidir.
Devlet, “Bu alanı koruyacaksın” dediği vatandaşa, korumanın maddî yükünü tek başına bırakamaz.
Mîrâs milletin ortak değeri ise koruma bedeli de toplum tarafından paylaşılmalıdır.
7. Kaş Kültürel Mîrâs Meclisi Kurulmalıdır
Kararların uygulanmasını takip etmek üzere;
mahalle muhtarlarının,
belediyenin,
meslek odalarının,
çiftçilerin,
esnafın,
turizmcilerin,
arkeologların,
üniversitelerin,
kadınların,
gençlerin
ve sivil toplum kuruluşlarının temsil edildiği bir Kaş Kültürel Mîrâs Meclisi kurulmalıdır.
Bu meclis her ay toplanmalı, başvurulardaki gecikmeleri, halkın mağduriyetlerini, kaçak müdahaleleri, koruma çalışmalarını ve yapılması gereken düzenlemeleri kamuoyuna açıklamalıdır.
Koruma kapalı kapılar ardında yürütülen bir bürokratik işlem değil, ortak bir halk mes’ûliyeti olmalıdır.
NE BETONA TESLİMİYET, NE HAYATI DONDURAN KORUMA
Kaş’ın iki büyük tehlikesi vardır.
Birincisi; kıyıları, zeytinlikleri, tarım alanlarını, köyleri ve tarihî dokuyu rant uğruna betonlaştırmaktır.
İkincisi ise koruma adına bölgedeki bütün hayatı dondurmak, insanları kendi toprağından uzaklaştırmak ve köyleri yavaş yavaş boşaltmaktır.
Her iki yol da yanlıştır.
Kaş ne sınırsız yapılaşmaya teslim edilmelidir ne de yaşayan insanlarından arındırılmış bir arkeoloji sahasına dönüştürülmelidir.
Doğru yol, koruma ile hayatı birbirine düşman etmeyen bir nizâm kurmaktır.
SONUÇ
Avukat İsmail Gökçe’nin dile getirdiği toplumsal kaygı göz ardı edilemez.
Yerel halkın kararın kapsamını öğrenmesi, hukukî haklarını kullanması ve örgütlü biçimde sürece katılması son derece kıymetlidir.
Ancak hedef yalnızca kararın bütünüyle ortadan kaldırılması olmamalıdır.
Asıl hedef; kararın bilimsel, ölçülü, şeffaf, parsel esaslı, katılımcı ve insan hayatını gözeten bir koruma programına dönüştürülmesidir.
Kaş’ın arkeolojik mîrâsı korunmalıdır.
Kaş’ın tabiatı korunmalıdır.
Kaş’ın köyleri korunmalıdır.
Kaş’ın tarımı korunmalıdır.
Fakat her şeyden önce bu mîrâsı binlerce yıldır yaşatan insan korunmalıdır.
Çünkü insanını kaybeden bir kültürel mîrâs, yalnızca taş yığınına dönüşür.
Kültürel Mîrâs Seferberliği’nin temel sözü açıktır:
Mîrâsı korumak, hayatı durdurmak değildir.
Mîrâsı korumak; geçmişi, bugünü ve geleceği aynı gönül sofrasında buluşturmaktır.
Yazan:
Kültürel Mîrâs Seferberliği

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

# Takım O G B M A Y AV Puan
1Kaşspor106221810820
2Antalyaspor105321512318
3Finikespor104241214-214

Kas Nöbetçi Eczaneler

Doğa Eczanesi
0242 123 45 67
Menteşe Mah. Şehitler Cd. No:35


Kavuklu Eczanesi
0242 234 56 78
Ova Mah. Atatürk Bul. No:4


Orkide Eczanesi
0242 345 67 89
Andifli Mah. Çukurbağlılar Sok. No:32/C


Anket

E-Bülten Aboneliği