AV. İSMAİL GÖKÇE KAŞ JANDARMA PERSONELİ NE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ İLE İLGİLİ KONUŞMA YAPTI
AV. İSMAİL GÖKÇE KAŞ JANDARMA PERSONELİ NE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ İLE İLGİLİ KONUŞMA YAPTI
Antalya Barosuna bağlı Kaş Baro Temsilciliğince Kaş İlçe Jandarma personeline "İnsan Hakları" konulu brifing verildi. Kaş Baro Temsilcisi Av. Ramazan Çaylak tarafından organize edilen birifingte görevlendirilen Av. İsmail Gökçe Jandarma personeline "insan Hakları" konulu toplantıda uygilamada kolluğun görevi ve yetkileri konusunda bilgi verdi.
Av. İsmail Gökçe yaptığı konuşmada,"Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün burada, kamu hizmetinin en önemli başlıklarından biri olan insan hakları, ayrımcılığın önlenmesi, vatandaşa hoşgörü ve nezaketle yaklaşım konularını değerlendirmek üzere bir aradayız.
Bu eğitimin temel amacı; yalnızca mevzuatı hatırlatmak değil, aynı zamanda kamu gücünü kullanan personelin günlük görevlerinde karşılaşabileceği olaylara insan hakları perspektifinden bakabilmesini sağlamaktır.
Çünkü insan hakları dediğimiz kavram, soyut ve yalnızca kitaplarda kalan bir kavram değildir. İnsan hakları; karakola başvuran vatandaşın dinlenme biçiminde, kimlik kontrolü yapılan kişinin muhatap alınma şeklinde, mağdurun, şüphelinin, tanığın veya çocukların karşısında kullanılan dilde kendisini gösterir.
Devlet ile vatandaşın ilk temas ettiği yerlerden biri kolluk birimleridir. Bu nedenle jandarma personelinin tutumu, yalnızca bireysel bir davranış olarak değil, aynı zamanda devletin vatandaşa bakan yüzü olarak algılanır.
Bu noktada şunu özellikle vurgulamak gerekir:
Kamu görevlisinin görevi yalnızca kanunu uygulamak değildir; kanunu insan onuruna uygun şekilde uygulamaktır.
İnsan haklarının temelinde “insan onuru” vardır. Kişinin dili, dini, mezhebi, siyasi görüşü, cinsiyeti, ekonomik durumu, sosyal çevresi, memleketi, yaşam tarzı veya geçmişi ne olursa olsun; kamu görevlisi karşısında herkes eşit, herkes saygıya layık ve herkes hukukun koruması altındadır.
Anayasamızın 10. maddesi eşitlik ilkesini düzenler. Buna göre herkes, kanun önünde eşittir. Devlet organları ve idare makamları da bütün işlemlerinde bu eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.
Yine Anayasamızın 17. maddesi, herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu belirtir. Bu hüküm, kamu görevlilerine yalnızca fiziksel müdahaleler bakımından değil, kişinin onurunu zedeleyebilecek davranışlardan kaçınma yönünden de sorumluluk yükler.
Bu sebeple bir vatandaşa hitap ederken kullanılan kelime, ses tonu, beden dili, bekletme şekli, açıklama yapılıp yapılmaması, öfke anında gösterilen sabır; hepsi insan hakları bakımından önemlidir.
Kamu hizmetinde görev yapan personel açısından belki de en zor nokta şudur: Görev sırasında her zaman sakin, anlayışlı ve uyumlu kişilerle karşılaşılmaz. Bazen öfkeli, panik halinde, alkollü, saldırgan, korkmuş ya da acı içinde olan kişilerle karşılaşılır. Ancak kamu görevlisi, karşısındaki kişinin duygusal durumuna göre değil, görevinin gerektirdiği vakar ve ölçülülüğe göre hareket etmelidir.
Burada özellikle üç kavram üzerinde durmak gerekir:
Birincisi: Nezaket.
Nezaket, kamu görevlisinin zayıflığı değildir. Tam tersine, kamu otoritesinin olgunlukla kullanıldığını gösterir. Vatandaşa “buyurun”, “sizi dinliyorum”, “şu işlem için beklemeniz gerekiyor”, “haklarınız şunlardır” demek hem güven tesis eder hem de olayların büyümesini engeller.
İkincisi: Ölçülülük.
Kolluk görevi zaman zaman müdahaleyi gerektirebilir. Ancak her müdahalenin hukuka uygun, gerekli ve ölçülü olması gerekir. Bir işlem yapılırken amaç neyse, kullanılan yöntem de o amaçla sınırlı olmalıdır. Güç kullanımı gerektiğinde dahi bu güç, keyfî değil; kanunun çizdiği sınırlar içinde, zorunlu olduğu ölçüde ve denetlenebilir şekilde kullanılmalıdır.
Üçüncüsü: Ayrımcılıktan kaçınma.
Ayrımcılık çoğu zaman açık hakaret veya kötü muamele şeklinde ortaya çıkmaz. Bazen bir vatandaşı yeterince dinlememek, bazı başvuruları ciddiye almamak, bir kişiye dış görünüşü, ekonomik durumu, aksanı, kıyafeti veya sosyal konumu nedeniyle farklı davranmak da ayrımcılık algısı doğurabilir.
Bu nedenle kamu görevlisi için en güvenli yol şudur:
Her vatandaşa aynı ciddiyetle, aynı mesafeyle ve aynı hukukî dikkatle yaklaşmak.
Kolluk hizmetlerinde ayrıca kırılgan gruplara özel bir dikkat gösterilmesi gerekir. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler, yabancılar, şiddet mağdurları, ekonomik veya sosyal açıdan dezavantajlı kişilerle temas edilirken yalnızca mevzuat bilgisi değil, hassasiyet de önemlidir.
Örneğin bir çocukla konuşurken kullanılan dil ile yetişkin bir şüpheliyle konuşurken kullanılan dil aynı olmamalıdır. Bir şiddet mağdurunun beyanı alınırken, kişinin kendisini yeniden travmatize edecek bir üsluptan kaçınılmalıdır. Yabancı uyruklu kişilerde dil sorunu varsa, kişinin neyle karşı karşıya olduğunu anlayabilmesi sağlanmalıdır.
Burada şunu da açıkça ifade etmek gerekir: İnsan haklarına uygun davranmak, görevi zorlaştıran bir unsur değildir. Aksine görevi kolaylaştırır. Çünkü vatandaşa düzgün açıklama yapıldığında, insan yerine konulduğu hissettirildiğinde, işlem daha az gerilimle yürür. Şikâyet riski azalır, kamuya güven artar, personelin yaptığı işlem de daha sağlam hale gelir.
Kolluk personelinin görevinde en önemli güvencelerden biri de tutanak ve kayıt düzenidir. Yapılan işlemin nedeni, zamanı, kapsamı ve sonucu açık şekilde kayda geçirilmelidir. Hukuka uygun işlem, doğru kayıtla desteklendiğinde hem vatandaş korunur hem de kamu görevlisi korunur.
Değerli katılımcılar,
İnsan hakları konusu bazen yanlış şekilde, kamu görevlisinin elini zayıflatan bir kavram gibi algılanabiliyor. Oysa insan hakları, kamu görevlisinin karşısında değil; hukuk devletinin merkezindedir. Kamu görevlisi de bu sistemin dışında değil, bizzat içindedir.
Unutmamak gerekir ki kamu görevlisinin de hakları vardır. Görevini yaparken saygı görme, güvenli ortamda çalışma, haksız isnatlara karşı korunma, emeğinin ve otoritesinin hukuk içinde tanınması da önemlidir. Ancak bu hakların en güçlü dayanağı yine hukuka uygun davranmaktır.
Bir işlem hukuka, ölçülülüğe ve insan onuruna uygun yapıldığında, hem vatandaş hem kamu görevlisi hem de devlet kazanır.
Bugünkü eğitimin özeti olarak birkaç temel ilkeyi vurgulamak isterim:
Vatandaşı dinlemek, çoğu zaman en etkili kamu hizmetidir.
Açıklama yapmak, gerilimi azaltır.
Eşit davranmak, kamu güveninin temelidir.
Ölçülü hareket etmek, hem hukukun hem mesleğin gereğidir.
Nezaket, otoriteyi zayıflatmaz; aksine güçlendirir.
İnsan onuruna saygı, bütün kamu işlemlerinin temelidir.
Sonuç olarak, jandarma teşkilatı kamu düzeninin, güvenliğin ve huzurun sağlanmasında çok önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu görevin insan haklarına duyarlı şekilde yürütülmesi, yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda devlet-vatandaş ilişkisinin sağlıklı kurulması açısından da hayati önemdedir.
Ben inanıyorum ki, sahada görev yapan her personelimizin göstereceği dikkat, nezaket ve hukukî hassasiyet; hem vatandaşın devlete olan güvenini artıracak hem de kamu hizmetinin kalitesini yükseltecektir.
Bu vesileyle davetiniz için teşekkür ediyor, görevlerinizde kolaylık ve başarılar diliyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum"dedi.
 

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

# Takım O G B M A Y AV Puan
1Kaşspor106221810820
2Antalyaspor105321512318
3Finikespor104241214-214

Kas Nöbetçi Eczaneler

Doğa Eczanesi
0242 123 45 67
Menteşe Mah. Şehitler Cd. No:35


Kavuklu Eczanesi
0242 234 56 78
Ova Mah. Atatürk Bul. No:4


Orkide Eczanesi
0242 345 67 89
Andifli Mah. Çukurbağlılar Sok. No:32/C


Anket

E-Bülten Aboneliği