üye ol Şifre Hatırlat
Büyükşehir den uyarı
Büyükşehir den uyarı
Suya zam geldi
Suya zam geldi
BATI ANTALYANIN TARIM VE TURİZMİ KONUŞULDU
BATI ANTALYANIN TARIM VE TURİZMİ KONUŞULDU
CHP Lİ ZEYBEK KAŞ EĞİTİMİNİ MECLİSE TAŞIDI
CHP Lİ ZEYBEK KAŞ EĞİTİMİNİ MECLİSE TAŞIDI
takvim 19.08.2019 Pazartesi 19:55
kategoriler Gündem
okuma sayısı Bu Habere 0 Yorum Yapıldı
facebook twitter
Teklifi yok sayıyoruz
yazı küçükyazı büyük

Teklifi yok sayıyoruz


Türkiye Kamu-Sen, Kapalıyol havuzbaşında devam eden Toplu İş Sözleşmesi sürecinde hükümet tarafından teklif edilen zammı protesto etti. Toplu sözleşme ve  memur zam teklifi ile ilgili basın metnini Türkiye Kamu-Sen Antalya İl Temsilciliği adına Türk Eğitim-Sen Antalya 1 Nolu Şube Başkanı Oğuz Öztürk okudu. Öztürk, “Hepinizin bildiği gibi 3 milyon memur, 2 milyon emekli, aileleriyle birlikte 20 milyon vatandaşımızı doğrudan ilgilendiren, nüfusumuzun 4’te 1’inin iki yıllık geleceğini şekillendirecek toplu sözleşme görüşmeleri büyük bir hayal kırıklığına doğru gitmektedir. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen resmi enflasyon yüzde 20,3 oldu.  4 kişilik ailenin vazgeçemeyeceği zorunlu harcama tutarı 1032 lira artarken memur maaşlarına koca bir yıl için toplam 441 lira zam yapıldı. TÜİK’in açıklamasına göre yalnızca kiraya son bir yıl içinde gelen zam 100 lira. Ailenin aylık gıda harcamasına gelen zam ortalama 197 lira. Doğalgaza bir yıl içinde gelen zam yüzde 18,6. Elektriğe yüzde 34,8 zam yapılmış. Mutfak yangın yerine dönmüş, memurun, emeklinin bütçesi tarumar olmuş. Hem resmi rakamlar hem de yaptığımız hesaplar, memur ve emeklinin alım gücünün düştüğünü gösteriyor” dedi.
     
‘Çarşı-pazar ortada’
‘Çarşının pazarın durumunu görüyorsunuz’ diyen Öztürk, “Hayat pahalılığının bütün zorluklarını hep birlikte yaşıyorken memura ve emekliye reva görülen zam, revize edilmiş hali ile 2020’nin tamamı için yüzde 8,2, 2021’in tamamı için yüzde 6,1. Teklifler böyleyken şu anda yıllık enflasyon yaz ayları olmasına rağmen yüzde 16,65. Çarşının, pazarın durumunu görüyoruz; sadece kira ve gıda son bir yılda 297 lira zamlanmışken, bize son olarak teklif edilen yüzde 4; önümüzdeki yılın ilk 6 ayında ortalama maaşa 160, en düşük maaşa 120 lira artış demek. Bu ne anlama geliyor arkadaşlar? Hükümet, enflasyon hedefinin bile altında zam teklif ederek resmen bizleri sefalete sürüklüyor. Biz buçuklu toplu sözleşmeleri çok gördük, memurun masada yarım puana nasıl terk edildiğine hep beraber şahit olduk.  Birilerini bilmeyiz ama bu teklif bu bütçeyi kurtarmaz. Biz, bütün taleplerimizin haklı gerekçelerini açıklıyor, resmi verilerle destekliyoruz.  Kamu işveren tarafından da yüzde 4+4 zammın gerekçesini bekliyoruz. Hedefiniz nedir, amacınız nedir? Enflasyon hedefinin yüzde 9,8 olduğu yerde memura yüzde 4+4 zam teklif etmenizdeki gerekçeniz nedir?  Biz, toplu sözleşmenin başından beri hep ‘Hedef enflasyona endeksli maaş zammından vazgeçin’ dedik.  Ama bu konuda bile bizi yanlış anladılar. Biz ‘Enflasyonun üzerinde zam yapın, refah artışı sağlayın’ dedik.  Onlar, enflasyon hedefinin de altında teklif ettiler. Biz refah istedik; onlar sefalet önerdi. Biz, ekonomik kurtuluş istedik; onlar, “esarete devam” dedi. Bu teklif, 20 milyon vatandaşımızı adeta ateşe atmak anlamı taşıyor” diye konuştu.  
     
‘Memurların yaralarını saralım’
Toplu sözleşme görüşmelerinin normal seyrinde ilerlemediğini söyleyen Öztürk, “Pazarlıkların başından beri ısrarla bir müzakere sürecine geçilmesi gerektiğini ifade ettik. Ne yetkili konfederasyon ne de işveren tarafı konuları müzakere etmeye yanaşmıyor. Sözleşmelilere kadro, vergi dilimleri, 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetliler, bütün ek ödemelerin emekliliğe sayılması, memurlara da bayram ikramiyesi verilmesi, liyakatı yerle bir eden, adaletsizliğin kaynağı mülakatın kaldırılması gibi bütçeye getireceği ekonomik yükü sınırlı olan ya da hiçbir mali yük teşkil etmeyen konular masadan kaçırılıyor. Maliyeti dahi olmayan konularda yıllardır çözüm bekleyen milyonlarca memur ve emeklinin beklentilerini boşa çıkarmak vicdani değildir.  Neden yetkili konfederasyon hiç olmazsa bu konularla ilgili müzakereden 20 gün boyunca imtina etmiştir? Biz toplu sözleşmenin başından beri bütün meselelerin masaya getirilip müzakere edilmesi için mücadele ediyoruz. 20 gündür, masayı verimli kullanmayıp pazarlıkları heba edenlerin, iki günde ne yapabilecekleri soru işaretidir.  
Süreç henüz sonlanmamışken, bir şansımız daha varken sözleşmeliler, vergi dilimleri, yardımcı hizmetliler, ek gösterge, bayram ikramiyesi gibi az önce ifade ettiğim konularda adım atılması yönündeki ısrarımızı bir kere daha yineliyorum. Gelin bir memur paketi hazırlayalım ve bu saydığım konuları 1 Ekim’de TBMM gündemine getirerek memurların yaralarını saralım. Bizim üretimden gelen gücümüz var” dedi.
 
‘Bütçe onların, meydanlar bizim’
Öztürk, Türkiye Kamu-Sen olarak 420 bin üyeyle hakları için yapılacak her türlü mücadeleye yasal sınırlar içinde olmak kaydıyla desteğe hazır olduklarını ifade ederek, “Buradan bir kere daha ilan ediyoruz. Kamu görevlileri ve emeklilerle adeta alay edenlere verilecek güçlü bir cevabımız elbette var. Milyonlarca dar ve sabit gelirliyi enflasyona ezdirecek bu yaklaşımı kabul etmiyor, bu teklifi yok sayıyoruz. Kamu işveren tarafından tez zamanda mali ve diğer taleplerimizi içeren yeni bir teklif paketi sunulmasını istiyoruz. Yetkili sendika “Eylem kültürümüz var” diyor. Bu kültürlerini bir kere olsun memur ve emekliler için hayata geçirmeye davet ediyor, onları da alanlara bekliyoruz. Bizim mangal gibi yüreğimiz, çelik gibi bileğimiz, hiç kimseye teslim etmediğimiz hür irademiz var. Bizim sabrımızı denemesinler. Türkiye Kamu-Sen susmadı, susmayacak. Bütçe onların, meydanlar bizimdir” şeklinde konuştu.

yorum yaz